Duyuru - Öykü Tamamlama
Bu çalışmamıza katılmak ve katkıda bulunmak isteyen atölye dostlarımızın atolye.oyku@gmail.com adresinden bizimle irtibata geçmelerini rica ediyoruz. Yeterli sayıya ulaşmamız haline yeni çalışmamız başlayacaktır.
Sevgiler...
Atölye dostlarımızı tanıyalım...
Öykü Atölyesi olarak, Atölye dostlarımızı biraz daha yakından tanıyalım istiyoruz. Bu fikrimizden yola çıkarak zaman zaman siz dostlarımızı bu köşemize misafir etmek arzusundayız. İlk konuğumuz “Edebiyat Bahçem” isimli blogun değerli yazarı sevgili Ruşen Ergün.
Ruşen hanım, blogunda kendi kişisel izdüşümlerinin yanı sıra edebiyat konusundaki bilgi, birikim ve araştırmalarının ışığında kimi zaman filmlerde, kimi zaman şarkılarda edebiyatın izini sürüyor.
Daha önce okuduğunuz, okumayı planladığınız ya da bir kitapçının raflarında gözünüze çarpan bir kitabı bu blogda Ruşen hanımın süzgecinden geçmiş, değerlendirilmiş olarak bulma olasılığınız çok yüksek çünkü kendisi “Okuma Notlarım” adı altında okuyucularını okuduğu kitaplara dair izlenimleriyle de buluşturuyor.
“Edebiyat Bahçem” adından da anlaşılacağı üzere edebiyat içerikli bir blog. Şüphesiz bu bahçenin içinde edebi eserlere, ülkemizden ve dünyadan yazarlara, adını duyduğumuz, duymadığımız kitaplara, blog sahibinin zamanı en güzel anlarında dondurduğu fotoğraflarına rastlayacaksınız.
Böyle bir blogun yazarının edebiyatla olan ilişkisi de ister istemez merak uyandırıyor, Ruşen hanım aynı zamanda 2008 Eylül'ünde çıkan “Yazlık Sinema” isimli ilk öykü kitabının da yazarı.
Edebiyatı, yazmayı ve öykülerin iç dünyasına seyahat etmeyi seven sevgili atölye dostumuzu biraz da kendi kaleminden tanıyalım mı,
Blog yazmaya ne zaman başladınız, sizi buna yönlendiren neydi ?
Aslında 11 yıldan beri internet kullanıyorum ama blog yazma serüvenim çok yeni. Uzun zamandan beri takibe aldığım bloglar vardı, keyif alarak okuduğum... Bir gün, neden ben de yazmayayım dedim ve başladım... Okumak kadar keyifli imiş... Geç kalmış olmakla birlikte iyi ki başlamışım diyorum. Çünkü ülkemizde altı tam henüz olarak doldurulamamış blogculuk aslında yayıncılık ve düşünce paylaşımı adına çok önemli bir alan... Özellikle edebiyat ve sanat adına dünyada söz sahibi konumuna erişmiş blogcular var. Bizim ülkemizde ise henüz bir hobi havasında. Olsun... bu bilince ve gelişime kavuşacaktır elbet bir gün... Sözü olanlar blog yazmaya başlasınlar yeter ki...
Hiç kendi kendinize “neden yazıyorum” diye sorar mısınız ? Yazmak sizin için bir ihtiyaç mı, iletişimin bir başka yolu mu, ya da…?
Çocukluğumdan beri yazmayı sevdiğim için yazma eylemini yemek-içmek gibi zaruri bir gereksinim olarak görüyorum. O yüzden bu işi neden yapıyor olduğum sorusu doğrusu hiç aklıma gelmedi, gelmiyor. Başlangıçta bir iç döküş, sağaltım amacı ile başlamış olsa da, yazmak şu an için olağan bir uğraşı benim için... Okuma eylemime eklemli olarak gerçekleştirdiğim bir tür yaşam tarzı diyebilirim...
Hani meşhur ıssız ada sorusu vardır ya size sorsak okumak için en vazgeçilmezleriniz böylesi bir ıssızlıkta neler olurdu ?
Virginia Woolf'un tüm kitaplarını alırdım kesinlikle... Çehov'un tüm öykülerini... Ayrıca İtalo Calvino, Necati Tosuner, Jale Sancak, Orhan Pamuk'un pek çok kitabını alırdım sanırım... Tabii kütüphaneme bakma şansım varsa şu an için aklıma gelmeyen daha başka kitapları da almak isterdim...
Bir öyküye başlamadan önce belleğinizde sessiz sedasız bekleyen kelimeleri harekete geçiren genellikle nedir ? İlham perilerinizin ziyaretleri mi, yoksa aklınızın bir köşesinde planlanıp, kurgulanan bir taslağın artık kağıda aktarılma vaktinin gelmiş olması mı ?
Öykülerini önce aklında kurgulayıp sonra yazıya dökenlerdenim ben... Öykünün pek çok bileşeni aklımda kurulmuş, hatta kurgusu yapılıp girişinin nasıl olacağı iyice düşünüldükten sonra öyle yazma aşamasına geçilmiştir. Yazma sürecinde yaşayacağım çok sıkıntıyı önceden düşün yoluyla gerçekleştirmiş ve doğum sancılarını yazma sürecinde değil kurmaca sürecinde beynimin içinde yaşamışımdır. Zor ama daha bilinçli bir yazma eylemi bu... Yazmaya başladığınızda neyi nasıl yazmak istediğinizi biliyorsunuz en azından... Dolayısıyla düşünmek için çok zaman harcamıyorsunuz.
Atölye dostlarımıza okumalarını tavsiye edeceğiniz sizin için özel bir kitap var mı ?
Yine Virginia Woolf'un tüm kitaplarını söylemek istiyorum en başta... Nathallie Sarraute'nin tüm kitaplarını da özellikle öneririm. Ülkemizde çok fazla tanınmasa da yapıtlarında sürekli yeni teknikler deneyen bir yazar. Edebiyatımızda ayrıksı bir kalem... Hasan Ali Toptaş... Yazım tekniklerinin modern edebiyatta kullanımı açısından irdelenmek üzere tüm yapıtları dikkatle okunmalı...
Değerli katılımı ve özverili cevapları için Ruşen Hanıma sonsuz teşekkürler.
Hazırlayan: Dilek Temur / Öykü Atölyesi
YENİ KELİME "HEDİYE"
Bazen sevdik, bazen nefret ettik.
Sakladık, attık, aradık, bulamadık...
Verilen alınan nice hediyeler yokmu hayatımızda ?
Hadi şimdi hatıralar sandığımızı karıştırmaya gidelim mi biraz ?Bir bakalım neler çıkacak içinden, neleri fısıldayacak, anımsatacak ?
Hepinize keyifli yazı yolculukları.
Sevgiler.
Fotoğrafın Dili ( 19.Çalışma )

ÇAY-SİMİT kardeşliği üzerine yazacak bir şeyleriniz varsa eğer lütfen hiç durmayın, sizi okumak için bekliyoruz...
YENİ KELİME "SADAKAT"
Sevgiler.
http://zevzekzevzek.blogspot.com/2009/11/kelime-oyunlar-sadakat.html
http://beynimiterkedenhikayeler.blogspot.com/2009/11/sadakat.html
http://sufi-saja.blogspot.com/2009/11/ezelden-ebede-sadakat.html
http://asunungunlugu.blogspot.com/2009/10/sadakat.html